Varis Tedavi Edilmezse Ne Olur?

 

Varis tedavi edilmezse oluşabilecek ağrı, şişlik, cilt değişiklikleri, kaşıntı, venöz ülser ve varis kanamasını gösteren tıbbi görsel
Tedavi edilmeyen bazı varislerde zaman içinde ağrı, şişlik, cilt değişiklikleri, venöz ülser ve kanama gibi sorunlar gelişebilir.

Varis tedavi edilmezse ne olur? Bu sorunun cevabı her hasta için aynı değildir. Bazı varisler uzun süre yalnızca görünür damarlar şeklinde kalabilir ve belirgin bir şikâyete yol açmayabilir. Ancak bazı kişilerde zaman içinde bacaklarda ağrı, ağırlık, şişlik ve kaşıntı gibi şikâyetler gelişebilir; daha ileri venöz hastalık bulguları olan hastalarda cilt değişiklikleri, kanama veya venöz ülser gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

Bu nedenle varisi yalnızca estetik bir sorun olarak görmek de, her varisin mutlaka ciddi bir hastalığa dönüşeceğini düşünmek de doğru değildir.

Varisin neden olduğu şikâyetler, eşlik eden venöz reflü ve hastalığın klinik bulguları birlikte değerlendirilmelidir. Gerekli durumlarda renkli Doppler ultrason ile toplardamar sistemi incelenerek uygun takip veya tedavi planı oluşturulabilir.

Varis sadece estetik bir sorun mudur yoksa sağlık problemi midir?

Varis, cilt altında genişleyip kıvrımlı hale gelen toplardamarlardır. Bazı kişilerde yalnızca görünüm açısından dikkat çekerken, bazı hastalarda ağrı, ağırlık, şişlik veya kaşıntı gibi şikâyetlerle birlikte görülebilir.

Varislerin oluşumunda toplardamar kapaklarının yeterince çalışmaması ve buna bağlı venöz reflü önemli rol oynayabilir. Reflü, kanın toplardamar içerisinde geriye doğru kaçması anlamına gelir. Bu durum bazı hastalarda venöz basıncın artmasına ve zamanla kronik venöz hastalığa ait daha belirgin bulguların ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.

Varis ile venöz yetmezlik aynı kavram değildir. Varis, altta yatan venöz problemin görünen bulgularından biri olabilir.

Bu nedenle yalnızca görünen damarların büyüklüğüne bakarak hastalığın ne kadar önemli olduğu hakkında karar vermek doğru değildir.

Tedavi edilmeyen varis günlük yaşamda hangi şikâyetlere yol açar?

Varise bağlı şikâyetler kişiden kişiye değişebilir. Özellikle günün ilerleyen saatlerinde veya uzun süre ayakta kalındığında bazı hastalarda şikâyetlerin arttığı görülebilir.

Sık bildirilen yakınmalar arasında:

  • Bacaklarda ağırlık ve dolgunluk hissi
  • Ağrı veya sızlama
  • Ayak bileklerinde ve bacaklarda şişlik
  • Kaşıntı
  • Yanma veya zonklama hissi
  • Bacaklarda yorgunluk
  • Gece krampları

bulunabilir.

Bu şikâyetlerin her zaman yalnızca varisten kaynaklanmadığını da unutmamak gerekir. Kas, eklem, sinir veya atardamar kaynaklı başka sorunlar da benzer yakınmalara neden olabilir.

Bu nedenle özellikle sürekli veya giderek artan şikâyetlerde doğru nedenin belirlenmesi önemlidir. NICE, ağrı, rahatsızlık, şişlik, ağırlık ve kaşıntı gibi semptomlara neden olan varislerde uzman vasküler değerlendirmeyi önermektedir.

Varis ilerlerse bacaklarda şişlik neden oluşabilir?

Toplardamar sisteminde kanın kalbe dönüşünün yeterince etkin olmadığı durumlarda bacaklarda venöz basınç artabilir. Bunun sonucunda özellikle ayak bileği çevresinde ve günün ilerleyen saatlerinde ödem görülebilir.

Şişlik her zaman varis anlamına gelmez. Kalp, böbrek, lenf sistemi veya başka damar hastalıkları da bacak ödemine yol açabilir.

Özellikle tek bacakta aniden ortaya çıkan ve belirgin olan şişlik, varis şikâyetlerinden farklı olarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Ciltte neden renk değişikliği ve kaşıntı meydana gelir?

Kronik venöz hastalıkta uzun süre devam eden venöz hipertansiyon cilt ve cilt altı dokularında değişikliklere yol açabilir.

Özellikle ayak bileği çevresinde kahverengi renk değişikliği, kaşıntı, kuruluk ve venöz egzama görülebilir. Daha ileri olgularda cilt ve cilt altı dokusunda sertleşme, yani lipodermatoskleroz gelişebilir. Bu değişiklikler kronik venöz hastalıkla ilişkilidir.

Bu nedenle ciltte yeni gelişen koyulaşma, kızarıklık, kaşıntı, sertleşme veya başka değişiklikler yalnızca kozmetik bir problem olarak değerlendirilmemelidir.

Varis yarası (venöz ülser) nedir?

Venöz ülser, çoğunlukla bacağın alt bölümünde ve özellikle ayak bileği çevresinde ortaya çıkan, iyileşmesi uzun sürebilen kronik bir yaradır.

Venöz ülser gelişiminde uzun süreli venöz hipertansiyon ve bunun cilt ile cilt altı dokularında oluşturduğu değişiklikler rol oynar. Kronik venöz hastalık ilerledikçe ciltte inflamasyon, sertleşme ve doku değişiklikleri ortaya çıkabilir ve ileri aşamalarda ülser gelişebilir.

Venöz ülserlerin tedavisi yalnızca yaranın üzerine pansuman veya krem uygulanmasından ibaret değildir. Altta yatan venöz problemin de değerlendirilmesi gerekir.

Bu nedenle bacakta iki haftadan uzun süren veya iyileşmeyen bir yara varsa tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. NICE, varisle birlikte bacak ülseri gelişen hastaların vasküler hizmete yönlendirilmesini önermektedir.

Varis pıhtı yapar mı?

Varis bulunan hastalarda pıhtıyla ilişkili farklı klinik tablolar görülebilir. Bunlardan biri yüzeyel ven trombozudur. Özellikle varisli bir damar boyunca ani sertlik, hassasiyet, kızarıklık veya ağrı ortaya çıkabilir.

Ancak varisi olan herkesin derin ven trombozu (DVT) geliştireceği söylenemez. Derin ven trombozu ayrı bir hastalıktır ve risk değerlendirmesinde uzun süre hareketsizlik, geçirilmiş tromboz, bazı kanserler, cerrahi girişimler, gebelik ve doğum sonrası dönem gibi birçok faktör dikkate alınır.

Ani başlayan tek taraflı bacak şişliği, ağrı, hassasiyet veya ısı artışı gibi bulgular DVT açısından değerlendirilmelidir. DVT şüphesinde tanısal yaklaşım klinik değerlendirme ve uygun durumlarda ultrasonografi gibi testleri içerir.

Varis akciğer embolisine neden olur mu?

Akciğer embolisi, çoğunlukla derin toplardamarlarda oluşan bir pıhtının dolaşımla akciğerlere ulaşması sonucu ortaya çıkar.

Varis ile akciğer embolisi arasında doğrudan ve kaçınılmaz bir ilişki kurmak doğru değildir. Varis bulunan bir hastada ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma veya açıklanamayan ciddi solunum şikâyeti ortaya çıkarsa bunun nedeni varis kabul edilmemeli ve acil tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

Bu nedenle “varisleri tedavi ettirmek akciğer embolisini önler” şeklinde genel bir ifade kullanmak doğru değildir. Varis tedavisinin temel amacı hastanın semptomlarını ve venöz hastalığa bağlı sorunları uygun şekilde yönetmektir.

Yüzeyel ven trombozu nedir?

Yüzeyel ven trombozunda, cilt altındaki yüzeyel bir toplardamar içerisinde pıhtı ve buna eşlik eden damar duvarı inflamasyonu gelişir.

Varisli bir damar boyunca:

  • Sertlik
  • Hassasiyet
  • Kızarıklık
  • Lokal ısı artışı
  • Ağrı

görülebilir.

Yüzeyel ven trombozu çoğu zaman DVT ile aynı durum değildir. Ancak trombüsün yeri, uzunluğu ve derin ven sistemine yakınlığı gibi özellikler klinik açıdan önemlidir.

Bu nedenle bacakta aniden ortaya çıkan sert, kızarık ve ağrılı bir varis damarının kendi kendine değerlendirilmesi yerine hekim tarafından incelenmesi uygun olur.

Varis kanaması neden olabilir?

İleri derecede yüzeyel varislerde damar duvarı ve üzerindeki cilt incelmiş olabilir. Bu durumda küçük bir travma sonrasında veya bazen kendiliğinden kanama görülebilir.

Varis kanaması fazla miktarda olabilir ve özellikle kan sulandırıcı kullanan kişilerde daha ciddi hale gelebilir.

Kanama olduğunda bacağı yükseltmek ve kanayan bölgeye doğrudan, kesintisiz bası uygulamak temel ilk yardım uygulamalarıdır. Kanama durmuyorsa veya miktarı fazlaysa acil tıbbi yardım alınmalıdır.

Kanama kontrol altına alındıktan sonra altta yatan varis ve venöz yetmezlik açısından değerlendirme yapılması önemlidir.

Varis tanısında renkli Doppler ultrason neden önemlidir?

Varislerin yalnızca dışarıdan görünüşüne bakılarak altta yatan damar problemi her zaman anlaşılmaz.

Renkli Doppler ultrason ile yüzeyel ve derin toplardamar sistemi, damarların açıklığı, venöz reflü ve damar anatomisinin çeşitli özellikleri değerlendirilebilir.

Duplex ultrason, varisli hastaların değerlendirilmesinde önemli bir tanısal yöntemdir ve tedavi planlamasında damar anatomisinin anlaşılmasına yardımcı olur.

İncelemenin nasıl ve hangi pozisyonda yapılacağı, değerlendirilen damar ve klinik soruya göre değişebilir. Bu nedenle her hasta için “Doppler mutlaka yalnızca ayakta yapılmalıdır” şeklinde tek bir kural koymak doğru değildir.

Varis tedavi edilmezse mutlaka ilerler mi?

Hayır. Her varisin mutlaka ağırlaşacağını söylemek doğru değildir.

NICE, bazı kişilerde varislerin belirti vermeyebildiğini ve bazı hastalarda yalnızca hafif yakınmalara yol açtığını belirtmektedir. Bununla birlikte bazı hastalarda varislerin zaman içinde daha belirgin hale gelmesi veya cilt değişiklikleri, kanama ve venöz ülser gibi komplikasyonların gelişmesi mümkündür.

Bu nedenle karar yalnızca damarların görünümüne göre değil, hastanın şikâyetleri, klinik bulguları ve gerekli durumlarda renkli Doppler ultrason sonuçlarına göre verilmelidir.

Varis tedavi edilmezse hangi cilt sorunları gelişebilir?

Kronik venöz hastalığın ilerlemesiyle birlikte:

  • Kahverengi cilt pigmentasyonu
  • Venöz egzama
  • Kaşıntı ve kuruluk
  • Ciltte sertleşme
  • Lipodermatoskleroz
  • İleri durumlarda venöz ülser

gibi bulgular gelişebilir.

Bu değişikliklerden biri ortaya çıktığında yalnızca cildi tedavi etmek yerine altta yatan venöz problemin de araştırılması gerekir.

Varis tedavi edilmezse oluşabilecek ağrı, şişlik, cilt değişiklikleri, kaşıntı, venöz ülser ve varis kanamasını gösteren tıbbi görsel
Vwris tedavi edilmezse ne olur ? Tedavi edilmeyen bazı varislerde zaman içinde ağrı, şişlik, cilt değişiklikleri, venöz ülser ve kanama gibi sorunlar gelişebilir.

Güncel yöntemlerle varis tedavisi nasıl yapılır?

Varis tedavisinde tek bir yöntem bütün hastalar için uygun değildir.

Tedavi gerekip gerekmediği ve hangi yöntemin kullanılacağı; hastanın şikâyetleri, damar anatomisi, venöz reflünün özellikleri, klinik muayene ve renkli Doppler ultrason bulgularına göre belirlenir.

Uygun hastalarda kullanılabilecek yöntemler arasında:

bulunabilir.

NICE, doğrulanmış varis ve truncal reflü bulunan uygun hastalarda tedavi seçeneklerini hastanın klinik durumuna göre değerlendirmektedir. Endothermal ablasyon, uygun değilse ultrason eşliğinde köpük skleroterapi ve uygun olmayan durumlarda cerrahi seçenekler arasında yer almaktadır.

Varis tedavileri hakkında ayrıntılı bilgi için ilgili sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Lazer ve radyofrekans tedavileri nasıl uygulanır?

Endovenöz lazer ablasyonu ve radyofrekans ablasyonu, uygun hastalarda sorunlu yüzeyel damarın içeriden kapatılması amacıyla kullanılan minimal invaziv yöntemlerdir.

İşlem genellikle ultrason eşliğinde planlanır. Damar içerisine özel bir kateter yerleştirilerek lazer enerjisi veya radyofrekans enerjisi uygulanır ve tedavi edilen damar segmenti kapatılır.

Bu yöntemlerin uygunluğu damar anatomisine ve venöz reflünün özelliklerine göre belirlenir. Her varisin lazer veya radyofrekans ile tedavi edilmesi gerekmez.

Skleroterapi ve köpük tedavisi hangi durumlarda kullanılır?

Skleroterapide damar içine sklerozan madde verilerek damar duvarında kontrollü bir reaksiyon oluşturulur.

Sıvı skleroterapi daha küçük damarların tedavisinde kullanılabilirken, köpük skleroterapi (köpük tedavisi) daha büyük veya ultrason eşliğinde tedavi edilmesi gereken bazı variköz damarların tedavisinde değerlendirilebilir.

Kullanılacak yöntem damar çapı, anatomisi ve venöz hastalığın özelliklerine göre belirlenir.

Ultrason eşliğinde köpük skleroterapi, uygun hastalarda varis tedavisinde kabul edilen girişimsel seçeneklerden biridir.

Varis tedavisi sonrasında süreç nasıldır?

Tedavi sonrası iyileşme süreci kullanılan yönteme göre değişebilir.

Birçok ameliyatsız varis tedavisinde uzun süreli hastane yatışı gerekmez. Bununla birlikte işe dönüş, yürüyüş, egzersiz, kompresyon kullanımı ve kontrol zamanları uygulanan yönteme göre belirlenir.

Tedavi sonrasında oluşabilecek morluk, hassasiyet, şişlik veya damar boyunca sertlik gibi bulguların süresi de kişiden kişiye değişebilir.

Varis tedavisi süreci hakkında ayrıntılı bilgi için ilgili sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Varis tedavisi tekrar varis oluşmasını tamamen engeller mi?

Tedavi edilen damar başarılı şekilde kapatılmış veya çıkarılmış olsa bile, gelecekte başka damarların varisleşmesi mümkündür.

Bunun nedeni varis gelişiminin tek bir damarla sınırlı olmayan, birçok farklı faktörün rol oynayabildiği bir süreç olmasıdır.

Bu nedenle tedavi sonrasında yeni şikâyetler veya yeni varis damarları ortaya çıkarsa yeniden değerlendirme gerekebilir.

Amaç her zaman “bir daha asla varis oluşmaması” gibi garanti vermek değil, mevcut venöz problemi doğru şekilde değerlendirmek ve uygun tedaviyi planlamaktır.

Varis ne zaman doktora başvurmayı gerektirir?

Aşağıdaki durumlarda varis açısından tıbbi değerlendirme yapılması uygun olabilir:

  • Sürekli veya giderek artan bacak ağrısı
  • Belirgin bacak veya ayak bileği şişliği
  • Varislerde hızlı değişiklik veya belirgin hassasiyet
  • Ciltte kahverengi renk değişikliği veya egzama
  • Bacakta sertleşme
  • Varis kanaması
  • İyileşmeyen bacak yarası
  • Yüzeyel damarda ani sertlik ve ağrı
  • Tek bacakta ani gelişen belirgin şişlik

Özellikle ani nefes darlığı veya göğüs ağrısı gibi ciddi belirtiler ortaya çıkarsa acil değerlendirme gerekir.

Antalya’da varis değerlendirmesi nasıl yapılır?

Antalya’da varis şikâyetiyle başvuran hastalarda değerlendirme, öncelikle ayrıntılı klinik muayene ile başlar.

Hastanın şikâyetleri, görünen damarların yapısı, bacaklardaki şişlik veya cilt değişiklikleri ve venöz hastalık açısından önemli diğer bulgular değerlendirilir.

Gerekli durumlarda renkli Doppler ultrason ile yüzeyel ve derin venöz sistem ayrıntılı olarak incelenir. Böylece görünen varislerin altında venöz reflü veya başka bir venöz problem bulunup bulunmadığı araştırılabilir.

Bu değerlendirme sonrasında takip gerekip gerekmediği veya uygun bir tedavi seçeneğinin düşünülüp düşünülmeyeceği belirlenir.

Sonuç

Varis tedavi edilmezse ne olur? Bunun cevabı her hastada aynı değildir.

Bazı varisler uzun süre yalnızca görünür damarlar şeklinde kalabilirken, bazı hastalarda zaman içinde ağrı, ağırlık, şişlik ve kaşıntı gibi şikâyetler gelişebilir. Kronik venöz hastalığın daha ileri bulguları arasında ciltte renk değişiklikleri, venöz egzama, lipodermatoskleroz, kanama ve venöz ülser yer alabilir.

Bu nedenle varislerin yalnızca görünümüne bakmak yerine hastanın şikâyetleri, klinik bulguları ve gerektiğinde renkli Doppler ultrason sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.

Varis tedavisinin değerlendirme, planlama ve takip aşamalarını öğrenmek için Varis Tedavisi Süreci sayfasını inceleyebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now Button