Varis Patlamasına Ne İyi Gelir? Varis Kanaması Olursa Ne Yapılmalı?

Halk arasında “varis patlaması” olarak ifade edilen durum, çoğunlukla yüzeyel bir varis damarından meydana gelen varis kanamasını anlatır. Varis kanaması bazen küçük miktarda olabilirken, özellikle cilde çok yakın ve basıncı yüksek genişlemiş toplardamarlarda daha fazla kan kaybına neden olabilir.

Varis kanaması başladığında en önemli ilk yardım uygulamaları kanayan bacağın yukarı kaldırılması ve kanayan bölgeye doğrudan, kesintisiz bası uygulanmasıdır. Kanama kontrol altına alınsa bile, tekrar kanama riskini ve altta yatan venöz hastalığı değerlendirmek için tıbbi yardım alınması gerekir. Güncel damar cerrahisi kılavuzları da akut varis kanamasında bacak elevasyonu ve doğrudan basıyı, ardından venöz hastalığın değerlendirilmesini önermektedir.

Varis patlamasına ne iyi gelir? Varis kanaması durumunda bacağı yükseltme ve doğrudan baskı uygulama
Varis kanaması durumunda bacağın yükseltilmesi ve kanayan bölgeye kesintisiz doğrudan baskı uygulanması, ilk yardımın temel adımlarıdır.

 

Varis patlaması neden olur?

Varis damarları, toplardamar sistemindeki basınç değişiklikleri ve damar duvarındaki genişleme nedeniyle cilde yakın ve hassas hale gelebilir. Özellikle ayak bileği çevresinde ciltte incelme, renk değişiklikleri ve sertleşme gibi kronik venöz hastalık bulgularının bulunduğu bölgelerde yüzeyel damarlar küçük travmalara karşı daha hassas olabilir.

Varis kanaması;

  • Cildin hafifçe travmatize olması
  • Kaşıma
  • Tıraş sırasında küçük bir kesik oluşması
  • Banyo veya duş sırasında sıcak suya maruz kalma
  • Varis damarının cilde çok yakın ve belirgin olması
  • Venöz ülser çevresindeki yüzeyel damarların açılması

gibi durumların ardından ortaya çıkabilir. Kılavuzlarda özellikle sıcak suya maruz kalma ve küçük travmaların bazı varis kanamalarını tetikleyebildiği belirtilmektedir.

Varis kanaması neden fazla olabilir?

Toplardamarlar atardamarlar kadar yüksek basınçlı damarlar değildir. Ancak kronik venöz hastalıkta bacak toplardamarlarındaki basınç artabilir ve genişlemiş yüzeyel damarlar cilde çok yakın hale gelebilir.

Bu nedenle bir varis damarının açılması durumunda kanama beklenenden fazla olabilir.

Kanama bazen küçük bir noktadan sürekli sızıntı şeklinde olurken, bazı durumlarda daha hızlı ve belirgin olabilir. Özellikle kan sulandırıcı veya antiplatelet ilaç kullanan kişilerde kanamanın kontrolü daha zor olabilir.

Varis kanamasına bağlı ciddi kan kaybı nadir olmakla birlikte, literatürde ciddi ve hatta ölümcül vakalar bildirilmiştir. Bu nedenle aktif varis kanaması hafife alınmamalıdır.

Varis Patlamasına Ne İyi Gelir? İlk Yardımda Ne Yapılmalı?

Aktif bir varis kanamasıyla karşılaşıldığında ilk amaç kanamayı kontrol etmektir.

Şu adımlar uygulanmalıdır:

  1. Hemen oturun veya uzanın.
  2. Kanayan bacağı kalp seviyesinin üzerine kaldırın.
  3. Kanayan bölgenin üzerine temiz bir gazlı bez, bez veya kumaşla doğrudan ve sürekli bası uygulayın.
  4. Kanama durdu diye basıyı sık sık kaldırıp kontrol etmeyin.
  5. Kanama kontrol altına alındığında, mümkünse bölgeye uygun bir kompresyon bandajı uygulanabilir.
  6. Özellikle kanama fazla ise, devam ediyorsa veya kişi kendini kötü hissediyorsa 112 Acil Servis’ten yardım isteyin.

Bacağı yükseltmek venöz basıncı azaltmaya yardımcı olurken, doğrudan bası kanayan damarın mekanik olarak kontrol edilmesini sağlar. Güncel damar cerrahisi önerileri de varis kanamasında temel ilk yardım olarak bacak elevasyonu ve doğrudan basıyı vurgulamaktadır.

Varis kanamasında turnike yapılır mı?

Varis kanamasında kendi başınıza turnike uygulamak doğru bir yaklaşım değildir.

Varis kanaması bir toplardamar kanamasıdır. Yanlış uygulanan bir turnike, özellikle venöz dönüşü bozarak bacak içindeki venöz basıncı artırabilir.

Bu nedenle kanayan damarın üzerine doğrudan bası ve bacağın yükseltilmesi temel yaklaşım olmalıdır.

2023 SVS/AVF/AVLS kılavuzunda da varis kanamasında bacak elevasyonu ve doğrudan kompresyon önerilir ve venöz turnike uygulamasının venöz basıncı artırabileceği konusunda uyarıda bulunulur.

Varis kanaması durduysa yine doktora gidilmeli mi?

Evet.

Kanamanın kendiliğinden veya ilk yardım ile durmuş olması, altta yatan venöz problemin ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Varis kanaması geçiren kişide:

  • Kanamanın hangi damardan kaynaklandığı
  • Yüzeyel venöz reflü olup olmadığı
  • Altta yatan venöz yetmezliğin durumu
  • Ciltte kronik venöz hastalık bulguları
  • Venöz ülser veya başka bir komplikasyon bulunup bulunmadığı

değerlendirilmelidir.

SVS/AVF/AVLS kılavuzu, varis kanaması geçiren hastalarda kanama kontrol altına alındıktan sonra yüzeyel venöz yetmezliğin değerlendirilmesini ve sorumlu damarların uygun şekilde tedavi edilmesini önermektedir. Amaç, venöz hipertansiyonu azaltmak ve tekrarlayan kanama riskini düşürmektir.

Varis kanaması sonrası renkli Doppler ultrason neden önemlidir?

Varis kanamasının yalnızca cilt üzerindeki görünen damara bakılarak değerlendirilmesi yeterli olmayabilir.

Renkli Doppler ultrason, yüzeyel ve derin toplardamar sisteminin değerlendirilmesine ve varsa venöz reflünün kaynağının belirlenmesine yardımcı olur.

Doppler ultrason ile:

  • Yüzeyel venöz sistem
  • Derin venöz sistem
  • Safen venler
  • Yan dal varisler
  • Perforan venler
  • Venöz reflü
  • Venöz tıkanıklık veya trombüs açısından bulgular

değerlendirilebilir.

Bu değerlendirme, kanamaya neden olan yüzeyel damarların altında yatan venöz hastalığın belirlenmesi ve tedavi planının oluşturulması açısından önemlidir.

Varis kanaması sonrasında yapılan değerlendirmede amaç yalnızca kanayan noktayı kapatmak değil, kanamaya katkıda bulunan venöz hastalığın kaynağını da belirlemektir.

Ayrıntılı bilgi için Detaylı Renkli Doppler Ultrason sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Varis kanaması için kalıcı tedavi gerekir mi?

Varis kanaması geçiren bir hastada, yalnızca kanama noktasının kapatılması her zaman yeterli olmayabilir.

Kanama kontrol altına alındıktan sonra altta yatan yüzeyel venöz yetmezliğin değerlendirilmesi ve uygun hastalarda sorumlu damarların tedavi edilmesi, tekrarlayan kanama riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Tedavi yöntemi hastanın damar yapısına ve Doppler bulgularına göre belirlenir.

Uygun hastalarda:

  • Endovenöz lazer ablasyonu
  • Radyofrekans ablasyonu
  • Ultrason eşliğinde köpük skleroterapisi
  • Skleroterapi
  • Flebektomi
  • Seçilmiş durumlarda cerrahi tedavi

gibi yöntemler değerlendirilebilir.

Güncel kılavuzlar varis tedavisinde tek bir yöntemin bütün hastalar için uygun olmadığını; tedavi seçiminin venöz anatomisi, reflünün özellikleri ve hastanın klinik durumuna göre yapılması gerektiğini belirtmektedir. Trunkal reflü bulunan uygun hastalarda endothermal ablasyon, uygun olmadığı durumlarda ultrason eşliğinde köpük skleroterapisi ve gerektiğinde cerrahi tedavi seçenekleri arasında yer alır.

Varis kanamasında lazer ve radyofrekans tedavisi nasıl uygulanır?

Endovenöz lazer ablasyonu (EVLA) ve radyofrekans ablasyonu (RFA), uygun hastalarda yetmezlik gösteren yüzeyel toplardamarların damar içinden kapatılması amacıyla kullanılan minimal invaziv yöntemlerdir.

İşlem sırasında ultrason rehberliğinde damara giriş yapılır ve tedavi kateteri hedef damarın içine yerleştirilir.

Lazer tedavisinde lazer enerjisi, radyofrekans tedavisinde ise radyofrekans enerjisi kullanılarak damar duvarında kontrollü bir etki oluşturulur ve hedef damar kapatılır.

Hangi yöntemin kullanılacağı;

  • Damarın anatomik yapısına
  • Reflünün özelliklerine
  • Damarın çapına ve seyrine
  • Hastanın klinik durumuna
  • Tedavi edilecek damarların özelliklerine

göre belirlenebilir.

NICE, uygun hastalarda trunkal reflü için endothermal ablasyonu ilk girişimsel tedavi seçeneklerinden biri olarak önermektedir.

Varis kanamasında skleroterapi ve köpük tedavisi kullanılır mı?

Evet. Uygun damarların özelliklerine göre skleroterapi veya ultrason eşliğinde köpük skleroterapisi değerlendirilebilir.

Özellikle kanamaya neden olan yüzeyel yan dal varislerinin tedavisinde skleroterapi veya flebektomi gibi yöntemler kullanılabilir.

Akut kanamanın kontrolünde de uygun hastalarda skleroterapi, sütür ligasyonundan önce değerlendirilebilecek yöntemlerden biri olarak kılavuzlarda yer almaktadır.

Tedavi seçimi, kanayan damarın anatomisine ve eşlik eden venöz reflüye göre yapılmalıdır.

Varis kanamasında görünen damar mı, altta yatan kaçak mı tedavi edilir?

Bu önemli bir ayrımdır.

Bazı hastalarda kanayan damar yalnızca yüzeyde görünen bir yan dal varisidir. Ancak bu damar, daha büyük bir yüzeyel venöz sistemdeki reflü ile ilişkili olabilir.

Bu nedenle tedavi planında hem kanayan damar, hem de varsa onu besleyen venöz reflü kaynağı değerlendirilmelidir.

Uygun hastalarda ana reflü kaynağı endovenöz yöntemlerle tedavi edilirken, görünür ve kanamaya neden olan yan dal varisler için flebektomi veya skleroterapi gibi tamamlayıcı yöntemler kullanılabilir.

Hangi damarların tedavi edileceği renkli Doppler ultrason ve klinik değerlendirme sonrasında belirlenir.

Varis kanaması geçiren herkesin ameliyat olması gerekir mi?

Hayır.

Varis kanaması geçirilmesi, otomatik olarak klasik cerrahi ameliyat yapılacağı anlamına gelmez.

Günümüzde uygun hastalarda endovenöz lazer, radyofrekans ablasyonu, köpük skleroterapisi, skleroterapi ve flebektomi gibi minimal invaziv yöntemler kullanılabilir. Bazı hastalarda ise damar anatomisi veya diğer klinik özellikler nedeniyle cerrahi tedavi değerlendirilebilir.

NICE’ın tedavi yaklaşımında uygun hastalarda endothermal ablasyon, uygun değilse ultrason eşliğinde köpük skleroterapisi ve bunların da uygun olmadığı durumlarda cerrahi seçenekler sıralanmaktadır.

Dolayısıyla tedavi yöntemi kanamanın kendisinden çok, kanamaya neden olan damar yapısı ve altta yatan venöz hastalığa göre belirlenmelidir.

Varis patlaması tekrarlar mı?

Kanama geçiren varis damarının yalnızca geçici olarak kapatılması veya kanamanın ilk yardım ile durdurulması, altta yatan venöz hastalığın devam edebileceği gerçeğini değiştirmez.

Bu nedenle kanama sonrasında venöz sistemin değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda sorumlu damarların tedavi edilmesi önemlidir.

Özellikle daha önce varis kanaması geçirmiş kişilerin, yeni bir kanama olması halinde ne yapacaklarını bilmeleri ve gerektiğinde hızlı şekilde tıbbi yardım almaları önem taşır. Güncel kılavuzlar da varis hastaları ve yakınlarının varis kanaması konusunda bilgilendirilmesini önermektedir.

Varis patlaması gebelikte daha sık görülür mü?

Gebelik sırasında hormonal değişiklikler, büyüyen rahmin toplardamar dönüşü üzerindeki etkisi ve dolaşımdaki değişiklikler varislerin belirginleşmesine neden olabilir.

Ancak gebelikte varis oluşması, mutlaka varis kanaması gelişeceği anlamına gelmez.

Gebelik sırasında varis kanaması meydana gelirse, kanamanın miktarına ve annenin genel durumuna göre tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. Gebelikte kullanılabilecek tedavi seçenekleri ise hastanın gebelik haftası ve klinik durumuna göre ayrıca değerlendirilir.

Varis patlaması sonrası bacakta morarma ve ağrı olur mu?

Kanayan damar çevresinde cilt altında kan birikmesine bağlı olarak morarma görülebilir. Kanama sonrasında bölgede hassasiyet veya ağrı da oluşabilir.

Bu bulguların ne kadar süreceği kanamanın miktarına, damar yapısına ve kişinin iyileşme sürecine göre değişebilir.

Ancak ağrının giderek artması, belirgin şişlik, ciltte yaygın kızarıklık veya yeni bir kanama gelişmesi durumunda yeniden tıbbi değerlendirme gerekir.

Varis kanaması sonrası yürüyüş yapılabilir mi?

Akut kanama devam ederken öncelik kanamanın kontrol edilmesi ve tıbbi yardım alınmasıdır.

Kanama kontrol altına alındıktan sonraki hareket ve egzersiz önerileri ise kanamanın nedeni, uygulanan tedavi ve hastanın klinik durumuna göre belirlenir.

Varis hastalarında genel olarak düzenli yürüyüş venöz dönüş açısından yararlı olabilir; ancak kanama sonrasında egzersize ne zaman başlanacağı kişiye göre değerlendirilmelidir.

Varis kanaması olan kişi ne zaman acil yardım almalıdır?

Aktif varis kanaması ciddiye alınmalıdır.

Özellikle:

  • Kanama fazla miktardaysa
  • Kanama basıya rağmen devam ediyorsa
  • Kişide baş dönmesi veya belirgin halsizlik varsa
  • Bayılma veya bilinç değişikliği gelişiyorsa
  • Kalp çarpıntısı veya nefes darlığı ortaya çıkıyorsa
  • Kan sulandırıcı ilaç kullanılıyorsa
  • Kişi kanamayı kendi başına kontrol edemiyorsa
  • Daha önce ciddi varis kanaması yaşanmışsa

112 Acil Servis’ten yardım istenmelidir.

Kanama kontrol altına alınsa bile, varis kanaması geçiren kişinin altta yatan venöz hastalık açısından değerlendirilmesi önemlidir. Ulusal ve uluslararası tıbbi kaynaklar, varis kanamasını ciddi bir durum olarak ele almakta ve kanama sonrası venöz uzman değerlendirmesini önermektedir.

Antalya’da varis kanaması nasıl değerlendirilir?

Antalya’da varis kanaması şikâyetiyle başvuran hastalarda öncelikle kanamanın kaynağı ve hastanın mevcut venöz durumu değerlendirilir.

Gerekli durumlarda renkli Doppler ultrason ile yüzeyel ve derin toplardamar sistemi, venöz reflü ve kanamaya katkıda bulunabilecek damarlar incelenir.

Elde edilen bulgulara göre kanayan damarların ve varsa altta yatan venöz reflünün tedavisi planlanabilir.

Amaç yalnızca o anki kanamayı durdurmak değil, kanamaya neden olan venöz hastalığı belirlemek ve tekrarlayan kanama riskini azaltacak uygun tedaviyi planlamaktır.

Daha fazla bilgi için Varis Tedavileri sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Varis patlamasına ne iyi gelir?

Aktif varis kanamasında en önemli ilk yardım uygulamaları bacağı kalp seviyesinin üzerine kaldırmak ve kanayan bölgeye doğrudan, kesintisiz bası uygulamaktır. Kanama kontrol altına alınsa bile tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

Varis patlaması tehlikeli midir?

Varis kanaması bazen küçük miktarda olabilir; ancak bazı durumlarda önemli miktarda kan kaybına neden olabilir. Bu nedenle aktif ve özellikle yoğun kanama acil değerlendirme gerektirir.

Varis patlamasında buz konur mu?

Aktif kanamada öncelik doğrudan bası ve bacağın yükseltilmesidir. Kanayan bölgeye buz veya başka bir madde uygulamak, doğrudan basının yerini tutmaz.

Varis patlaması sonrası hangi doktora gidilir?

Varis kanaması sonrasında Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirme yapılabilir. Gerekli durumlarda renkli Doppler ultrason ile venöz sistem incelenir ve uygun tedavi planlanır.

Varis patlaması tekrarlar mı?

Altta yatan venöz hastalık devam ediyorsa tekrar kanama meydana gelebilir. Bu nedenle kanama sonrasında yalnızca kanayan noktaya değil, altta yatan venöz yetmezliğe de bakılması önemlidir.

Varis patlaması olan herkes lazer tedavisi olmak zorunda mı?

Hayır. Tedavi yöntemi hastanın damar yapısına, venöz reflünün özelliklerine ve kanamaya neden olan damarların durumuna göre belirlenir. Uygun hastalarda lazer, radyofrekans, köpük skleroterapisi, skleroterapi veya flebektomi gibi farklı yöntemler değerlendirilebilir.

Varis patlaması sonrası ne zaman yürünür?

Akut kanama sırasında öncelik kanamayı kontrol etmek ve gerektiğinde acil yardım almaktır. Sonrasında yürüyüş ve diğer fiziksel aktivitelerin ne zaman başlayacağı kanamanın nedeni ve uygulanan tedaviye göre belirlenir.

Varis patlaması kan sulandırıcı ilaç kullananlarda daha ciddi olabilir mi?

Kan sulandırıcı veya antiplatelet ilaç kullanan kişilerde kanamanın kontrolü daha zor olabilir. Bu nedenle bu ilaçları kullanan ve varis kanaması yaşayan kişilerin tıbbi değerlendirme alması özellikle önemlidir.

Varis patlaması sonrası renkli Doppler ultrason gerekir mi?

Kanama sonrasında altta yatan venöz yetmezliğin ve sorumlu damarların değerlendirilmesi için renkli Doppler ultrason önemli bir incelemedir. Bulgular, uygun tedavi yönteminin planlanmasına yardımcı olur.


Varis kanaması geçirdiyseniz, ilk yardım uygulamalarını bilmek kadar kanamaya neden olan venöz hastalığın değerlendirilmesi de önemlidir. Uygun hastalarda tedavi seçenekleri için varis tedavileri sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now Button