CLaCS Tedavisi


CLaCS tedavisi, kılcal varislerin ve estetik damarsal sorunların lazer ve skleroterapi kombinasyonu ile tedavi edildiği modern bir yöntemdir. Bu teknik, damar içine enjeksiyon yapılırken aynı anda lazer enerjisi uygulanarak damar duvarının çökertilmesini sağlar.
Lazer destekli skleroterapi yöntemi olarak bilinen CLaCS, özellikle bacaklarda görülen ince damar çatlamalarında etkili sonuçlar verir. Lazerin termal etkisiyle damar görünümü azalırken, enjeksiyon sayesinde kalıcı kapanma sağlanır ve kozmetik sonuçlar optimize edilir.
Soğutma ve görüntüleme sistemlerinin entegre olduğu CLaCS tedavisi, hastaya minimum ağrı ve morarma ile konforlu bir süreç sunar. Görüntüleme cihazı sayesinde tedavi edilecek damarlar net şekilde seçilerek işlem doğruluğu artırılır ve komplikasyon riski azaltılır.
CLaCS tedavisi sonrası iyileşme süreci genellikle kısa olup, hastalar aynı gün sosyal yaşamlarına dönebilir. İşlem sonrası önerilen koruyucu önlemler, tedavi etkinliğini artırır ve yeni damar oluşumunu engellemeye yardımcı olur. CLaCS tedavisi sonrası kompresyon çorabı kullanımı (varis çorabı) genellikle gerekmez.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Nedir? | CLaCS (Cryo-Laser and Cryo-Sclerotherapy) tedavisi, kılcal damar çatlakları ve yüzeysel varislerin tedavisinde lazer ve skleroterapiyi birlikte kullanan, aynı zamanda cilt yüzeyine soğuk hava uygulaması yapılan estetik amaçlı bir yöntemdir. |
| Hangi prensiple çalışır? | Özel damar görüntüleme cihazlarıyla cilt altındaki ince damarlar görünür hale getirilir. Önce cilde soğuk hava (cryo) uygulanır, ardından lazer enerjisiyle damar duvarı zayıflatılır. Son aşamada, lazerle etkilenmiş damarın içine kimyasal olmayan sklerozan madde enjekte edilerek damar kapatılır. |
| Hangi durumlarda kullanılır? | Özellikle yüzeyel yerleşimli, kozmetik problem oluşturan kılcal damar çatlamaları (telanjiektazi) ve ince retiküler varislerin tedavisinde tercih edilir. Estetik kaygı taşıyan ve cerrahi istemeyen hastalar için uygundur. |
| Avantajları nelerdir? | Ağrısız ya da minimal ağrılı bir işlemdir. Lazer ve skleroterapi kombinasyonu ile etkinlik artar. Genellikle morarma, ciltte leke veya yara oluşmaz. Varis çorabı gerektirmeyebilir. Her mevsim uygulanabilir ve hasta işlem sonrası günlük yaşama dönebilir. |
| Nasıl uygulanır? | İşlem dört aşamalıdır: 1) Damar görüntüleme cihazları ile damar haritalaması yapılır. 2) Cilde soğuk hava üflenir. 3) Lazer ışını ile damar zayıflatılır. 4) Aynı damara çok ince iğneyle sklerozan madde enjekte edilir. Genellikle birden fazla seans gerekebilir. |
| Kimler için uygundur? | Derin venöz yetmezliği olmayan, yalnızca yüzeysel ve kozmetik düzeyde damar sorunları olan bireylerde uygundur. Sağlıklı dolaşım sistemi bulunan ve ciddi damar hastalığı taşımayan kişiler için idealdir. |
| Kimler için uygun değildir? | Derin damar yetmezliği, aktif damar içi pıhtı, ileri düzey varis hastalığı, hamilelik veya işlemde kullanılacak maddelere alerjisi olan bireylerde uygulanmaz. |
| İşlem sonrası süreç | İşlem sonrası kişi çoğunlukla günlük aktivitelerine devam edebilir. İlk günlerde işlem bölgesinde hafif kızarıklık veya hassasiyet olabilir. Güneşe maruz kalmaktan, sauna ve hamamdan kaçınılması önerilir. Spor gibi yoğun aktiviteler kısa süreliğine sınırlandırılabilir. |
| Etkinlik ve kalıcılık | Tedavi edilen damarlar genellikle kalıcı olarak yok edilir. Ancak zamanla yeni kılcal damarlar oluşabilir; bu nedenle estetik varis tedavilerinde dönemsel takip ve gerekirse ek seanslar gerekebilir. |
| Diğer yöntemlerle farkı | Sadece lazer ya da sadece skleroterapiye göre daha etkin sonuç verir. Soğutma sayesinde hasta konforu artar, ciltte istenmeyen etkiler azalır. Estetik ve minimal invaziv yaklaşımıyla öne çıkar. |

Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanlığı eğitimi sonrasında özellikle fleboloji ve damar cerrahisi alanında kendini geliştiren Op. Dr. İlker Zan, ameliyatsız varis tedavilerini yıllardır uygulamaktadır. Birçok devlet kurumu ve özel hastanede tedavilerini gerçekleştirdikten sonra, nihayet 2019 yılında Alanya’da kendi muayenehanesini kurarak tedavilerine burada devam etti. 2025 yılında ise Antalya’da kurucusu olduğu Dr. ZAN Vein Clinic bünyesinde hizmet vermeye devam ediyor.
Hakkımda İletişime GeçCLaCS Tedavisi (Cryo-Laser and Cryo-Sclerotherapy), özellikle kılcal damar ve küçük varislerin tedavisinde kullanılan modern ve minimal invaziv bir yöntemdir. Bu teknikte, cilt yüzeyine uygulanan soğutma (cryo), lazer ve ardından skleroterapi bir arada kullanılır. Ancak skleroterapide kullanılan ajan farklıdır. Lazer, damarları hedef alarak küçültürken, skleroterapi damarı tamamen kapatır. Bu yöntem hem etkin sonuçlar sağlar hem de iyileşme süresi kısadır. Estetik kaygıları olan hastalar için sık tercih edilir.
CLaCS tedavisi, farklı tekniklerin birleşimiyle aşamalı olarak uygulanan bir varis tedavi yöntemidir. Her aşama, damarın etkili şekilde yok edilmesine ve hastanın konforunun artırılmasına yöneliktir:
Ortalama CLaCS Tedavisi fiyatları kliniğe, yapılan işlemin kapsamına göre değişmektedir.
CLaCS Tedavisi yaptıranların yorumları için Google Maps ve Doktortakvimi gibi platformlara bakabilirsiniz.
CLaCS tedavisi genellikle kılcal varisler, retiküler damarlar ve küçük yüzeysel varislerin tedavisinde kullanılır. Bu yöntem, lazer ve skleroterapinin birleşimiyle hedef damarı kalıcı olarak kapatır.
Tedavi sırasında lazer enerjisiyle damar duvarı zayıflatılır, ardından sklerozan madde enjekte edilir. Seans sayısı, damar yoğunluğuna bağlı olarak genellikle 1 ila 3 arasında değişir.
CLaCS, cerrahi kesi veya iğne deliği bırakmadan damarları kapatır. Hem estetik açıdan daha avantajlıdır hem de iyileşme süresi kısadır. Ayrıca damar haritalamasıyla daha hassas hedefleme yapılır.
Tedavi sonrasında hafif kızarıklık veya morarma görülebilir, ancak genellikle birkaç gün içinde kaybolur. İz kalma riski çok düşüktür çünkü işlem minimal invazivdir.
Hastalar çoğu zaman tedavi günü içinde normal aktivitelerine dönebilir. Ağır egzersizden birkaç gün kaçınılması önerilir, ancak istirahat gerektiren bir süreç yoktur.
Doğum sonrası gelişen küçük varislerde CLaCS etkili bir seçenektir. Ancak hormonal denge sağlandıktan sonra uygulanması tercih edilir.
Tedavi edilen damarlar kalıcı olarak kapanır, ancak yeni damar oluşumu mümkündür. Bu nedenle sağlıklı yaşam tarzı ve düzenli takip kontrolleri tekrarı önlemede önemlidir.
Yan etkiler genellikle hafif ve geçicidir. Ciltte geçici renk değişiklikleri, hafif ödem veya karıncalanma hissi oluşabilir. Nadiren, küçük damarların yeniden açılması görülebilir.
Tedavi öncesinde güneşlenmeden kaçınılmalı ve kan sulandırıcı ilaçlar varsa doktora bildirilmelidir. Ayrıca ciltte enfeksiyon veya açık yara bulunmaması gerekir.
İşlem sonrası bacaklar birkaç gün arada sırada yüksekte tutulmalı, sıkı kıyafetlerden kaçınılmalı ve gerekirse nadiren kompresyon çorapları kullanılmalıdır. Güneşten korunmak, ciltte renk değişimini önler.