Varis Ağrısı Nerelere Vurur? Varis Ağrısı Nasıl Olur?
Varis ağrısı, özellikle baldır ve ayak bileği çevresinde ağırlık, dolgunluk, sızlama, yanma veya yorgunluk hissi şeklinde ortaya çıkabilir. Şikâyetler çoğu hastada uzun süre ayakta kalma ve günün ilerleyen saatlerinde belirginleşebilir. Bunun temelinde toplardamarlar içindeki basınç artışı ve venöz dönüşün etkilenmesi gibi mekanizmalar rol oynayabilir.
Halk arasında bu durum bazen “kirli kanın bacaklarda birikmesi” şeklinde ifade edilir. (Tıbben vücutta “kirli kan” diye bir kan bulunmaz; burada kastedilen, toplardamarlar içinde taşınan oksijenden daha fakir venöz kandır.) Venöz hastalıkta asıl sorun, kanın toplardamarlar yoluyla kalbe dönüşünün ve venöz basınç dengesinin bozulmasıdır.
Ancak her bacak ağrısı varisten kaynaklanmaz. Bel, kalça, kas, eklem, sinir veya atardamar kaynaklı birçok farklı ağrı varis ağrısıyla karışabilir. Bu nedenle ağrının yalnızca bulunduğu bölgeye bakılarak varise bağlanması doğru değildir.
Varisle ilişkili şikâyetlerin değerlendirilmesinde hastanın yakınmaları, fizik muayene ve gerekli durumlarda renkli Doppler ultrason bulguları birlikte değerlendirilir.

Varis Ağrısı Nerelere Vurur?
Varis kaynaklı şikâyetler genellikle bacaklarda hissedilir. Özellikle venöz hastalığa bağlı venöz basınç artışı bulunan kişilerde baldır ve ayak bileği çevresinde ağırlık, dolgunluk, sızlama veya ağrı görülebilir.
Varisle ilişkili ağrı ve rahatsızlık hissinin görülebileceği bölgeler arasında:
- Baldır
- Ayak bileği çevresi
- Diz çevresi ve diz arkası
- Uyluk
- Varis damarlarının bulunduğu diğer bacak bölgeleri
sayılabilir.
Ancak ağrının bu bölgelerden birinde bulunması tek başına ağrının varisten kaynaklandığını göstermez.
Özellikle kalçadan bacağa doğru yayılan, bel hareketleriyle değişen veya uyuşma ve güç kaybı gibi sinir sistemi bulgularının eşlik ettiği ağrılarda bel ve sinir kaynaklı nedenler de değerlendirilmelidir.
Bu nedenle “Ağrı nerede?” kadar “Ağrı nasıl ortaya çıkıyor ve hangi durumlarda değişiyor?” sorusu da önemlidir.
Varis ağrısı nasıl hissedilir?
Varisle ilişkili şikâyetler kişiden kişiye değişebilir. Bazı hastalar belirgin bir ağrı tarif ederken, bazı hastalarda ağrıdan çok bacaklarda ağırlık veya yorgunluk hissi ön plandadır.
En sık tarif edilen yakınmalar şunlardır:
- Bacaklarda ağırlık hissi
- Dolgunluk
- Sızlama
- Yanma
- Zonklama
- Bacaklarda yorgunluk
- Kaşıntı
- Özellikle akşama doğru artan rahatsızlık hissi
Bazı hastalarda ayak bilekleri ve bacaklarda şişlik de eşlik edebilir.
Şikâyetlerin özellikle günün ilerleyen saatlerinde ve uzun süre ayakta kalma sonrasında artması, venöz hastalık açısından değerlendirilmesi gereken bir bulgu olabilir. Bununla birlikte bu özellikler yalnızca varise özgü değildir.
Varis ağrısı ne zaman artar ve hangi durumlarda belirginleşir?
Varis ve kronik venöz hastalıkla ilişkili bacak şikâyetleri çoğu hastada uzun süre ayakta kalma ile belirginleşebilir. Uzun süre hareketsiz oturmak da bazı kişilerde yakınmaları artırabilir.
Şikâyetleri artırabilen durumlar arasında:
- Uzun süre ayakta kalmak
- Uzun süre hareketsiz oturmak
- Hareketsizlik
- Sıcak hava
- Sıcak banyo
- Hamam ve sauna gibi sıcak ortamlar
bulunabilir.
Bunun nedeni, ayakta durma sırasında yerçekiminin etkisiyle bacak toplardamarlarındaki basıncın artması ve venöz dönüşün zorlaşabilmesidir.
Buna karşılık yürümek, baldır kaslarının pompa etkisini artırarak toplardamar kanının kalbe dönüşüne yardımcı olabilir. Bacakları dinlendirmek veya uygun durumlarda yukarı kaldırmak da bazı hastalarda şikâyetlerin azalmasını sağlayabilir.
Ancak bu durum her hasta için aynı değildir. Özellikle yürümekle ortaya çıkan ve dinlenmekle geçen baldır ağrısı gibi farklı bir ağrı modeli varsa atardamar hastalıkları da değerlendirilmelidir.
Gece krampları varis ağrısı ile ilişkili midir?
Evet, gece krampları varis ve kronik venöz hastalıkta görülebilen bacak şikâyetlerinden biridir. Özellikle baldır bölgesinde ortaya çıkan ve uykudan uyandırabilen kramplar bazı hastalarda venöz hastalıkla birlikte görülebilir.
Bununla birlikte gece krampları tek başına varis tanısı koydurmaz. Kas yorgunluğu, bazı ilaçlar, sıvı-elektrolit değişiklikleri, sinir sistemi ve kas-iskelet sistemiyle ilişkili farklı nedenler de gece kramplarına yol açabilir.
Gece kramplarına bacaklarda ağırlık, gün sonunda artan şişlik, yanma, sızlama veya belirgin varislerin eşlik etmesi durumunda venöz dolaşım açısından değerlendirme yapılabilir.
Özellikle tekrarlayan krampların nedenini belirlemek için hastanın diğer şikâyetleri ve klinik bulguları birlikte değerlendirilmelidir.
Varis ağrısı diğer bacak ağrıları ile karışır mı?
Evet. Bacak ağrısının birçok farklı nedeni olabilir ve varis ağrısını diğer nedenlerden ayırmak her zaman yalnızca ağrının yerine bakılarak mümkün değildir.
Ayırıcı değerlendirmede şu durumlar da dikkate alınabilir:
- Bel kaynaklı ağrı ve siyatik
- Sinir sıkışmaları
- Kas ve tendon sorunları
- Menisküs ve diğer eklem hastalıkları
- Huzursuz bacak sendromu
- Periferik arter hastalığı
- Kas yaralanmaları
- Derin veya yüzeyel toplardamar hastalıkları
Örneğin periferik arter hastalığında yürümekle ortaya çıkan ve dinlenmekle azalan baldır ağrısı tipik olabilir. Buna karşılık venöz kaynaklı şikâyetler uzun süre ayakta kalma ile artabilir ve yürümek bazı hastalarda rahatlama sağlayabilir.
Ancak bu özellikler kesin tanı koydurmaz. Özellikle yeni başlayan, şiddetli veya alışılmışın dışında bacak ağrılarında farklı damar ve kas-iskelet sistemi nedenlerinin değerlendirilmesi gerekir.
Tedavi edilmeyen varis ağrısı hangi sorunlarla birlikte görülebilir?
Her varis ilerleyerek ciddi bir komplikasyona dönüşmez. Ancak kronik venöz hastalık bazı kişilerde zaman içinde ilerleyebilir ve bacaklarda farklı bulgular ortaya çıkabilir.
Özellikle venöz basınç artışının uzun süre devam ettiği durumlarda:
- Bacaklarda ödem
- Ayak bileği çevresinde renk değişiklikleri
- Ciltte sertleşme
- Venöz egzama benzeri cilt değişiklikleri
- Yüzeyel venlerde iltihabi değişiklikler
- Venöz ülser
gibi sorunlar görülebilir.
Venöz ülser, özellikle ayak bileği çevresinde gelişebilen ve iyileşmesi uzun sürebilen kronik bir yaradır. Kronik venöz hastalığın ileri klinik bulgularından biridir.
Bununla birlikte varis bulunan her hastada bu komplikasyonların gelişeceği söylenemez. Risk; venöz hastalığın özellikleri, reflünün kaynağı, klinik bulgular ve hastanın genel durumuna göre değişir.
Yüzeyel ven trombozu veya varis kanaması gibi komplikasyonlar da bazı varis hastalarında görülebilir. Derin ven trombozu ise varisin kaçınılmaz veya doğal sonucu değildir ve ayrı bir klinik durum olarak değerlendirilmelidir.
Varis ağrısının nedenini belirlemek için renkli Doppler ultrason neden önemlidir?
Hastanın şikâyetleri ve fizik muayene önemli bilgiler verir. Ancak toplardamar sisteminin yapısını ve kan akımındaki değişiklikleri değerlendirmek için gerekli durumlarda duplex/renkli Doppler ultrason kullanılır.
Renkli Doppler ultrason ile:
- Toplardamarların anatomisi
- Yüzeyel ve derin venöz sistem
- Venöz reflü
- Damarların akım özellikleri
- Venöz tıkanıklık veya trombüs açısından bulgular
- Tedavi planlamasını etkileyebilecek damar özellikleri
değerlendirilebilir.
Venöz reflü değerlendirmesinde hastanın pozisyonu, damarların dolumu ve uygun provokasyon manevraları önemlidir. Bu nedenle incelemenin yalnızca standart bir ultrason görüntüsü alınmasından ibaret olmaması gerekir.
Duplex ultrason, varis ve venöz reflünün değerlendirilmesi ve özellikle girişimsel tedavi öncesinde tedavi planının oluşturulması açısından önemli bir incelemedir.
Ayrıntılı bilgi için Detaylı Renkli Doppler Ultrason sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Varis ağrısı nasıl tedavi edilir?
Varis ağrısının tedavisi yalnızca görünen damarların ortadan kaldırılmasına yönelik değildir. Öncelikle şikâyetlerin altında yatan venöz hastalığın özellikleri ve varsa venöz reflünün kaynağı değerlendirilir.
Tedavi seçimi hastanın klinik bulgularına, damar yapısına, reflünün yerine ve özelliklerine göre değişebilir.
Uygun hastalarda kullanılabilecek yöntemler arasında:
- Endovenöz lazer ablasyonu
- Radyofrekans ablasyonu
- Skleroterapi
- Köpük skleroterapi
- Diğer uygun endovenöz tedavi yöntemleri
- Gerekli ve seçilmiş durumlarda cerrahi tedavi
bulunabilir.
Trunkal venöz reflüsü bulunan uygun hastalarda endothermal ablasyon yöntemleri; bu yöntemlerin uygun olmadığı durumlarda ultrason eşliğinde köpük skleroterapisi ve her iki yöntemin uygun olmadığı seçilmiş hastalarda cerrahi tedavi kılavuzlarda yer alan seçenekler arasındadır.
Dolayısıyla bütün hastalara aynı tedavinin uygulanması doğru değildir. Tedavi yöntemi, hastanın damar yapısı ve klinik bulgularına göre belirlenmelidir.
Daha ayrıntılı bilgi için Varis Tedavileri sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Varis tedavisi sonrası iyileşme süreci nasıldır?
İyileşme süreci uygulanan tedavi yöntemine ve hastanın klinik durumuna göre değişir.
Birçok minimal invaziv varis tedavisinden sonra hastaların aynı gün hareket etmesi ve günlük yaşamına kısa sürede dönmesi mümkün olabilir. Ancak her hastanın işlem sonrası önerileri aynı değildir.
Tedavi sonrasında:
- Düzenli yürüyüş
- Uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınma
- Gerektiğinde bacağın yükseltilmesi
- Hekimin önerdiği kompresyon uygulamasının kullanılması
- Önerilen kontrol muayenelerine uyulması
gibi uygulamalar tedavi yöntemine göre önerilebilir.
İşlem sonrasında görülebilecek ağrı, hassasiyet, morluk veya sertlik gibi bulguların süresi de uygulanan yönteme göre değişebilir.
Varis tedavisinin değerlendirme, planlama, uygulama ve takip aşamalarını öğrenmek için Varis Tedavisi Süreci sayfasını inceleyebilirsiniz.
Varis ağrısı ne zaman doktora başvurmayı gerektirir?
Bacaklarda uzun süredir devam eden ağrı, ağırlık, şişlik veya gün sonunda belirginleşen rahatsızlık hissi varsa, bunun nedeninin değerlendirilmesi uygun olabilir.
Özellikle:
- Şikâyetlerin giderek artması
- Tekrarlayan bacak şişliği
- Ciltte renk değişiklikleri
- Ayak bileği çevresinde yara oluşması
- Varis damarında ağrılı sertlik gelişmesi
- Varis bölgesinde kanama
- Ani gelişen ve belirgin tek taraflı bacak şişliği veya ağrı
gibi durumlarda tıbbi değerlendirme gerekir.
Ani başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma veya ciddi solunum sıkıntısı gibi belirtiler ise acil değerlendirme gerektiren durumlardır.
Antalya’da varis ağrısı nasıl değerlendirilir?
Antalya’da varis şikâyetiyle başvuran hastalarda değerlendirme; hastanın şikâyetleri, klinik muayenesi ve gerekli durumlarda renkli Doppler ultrason bulguları birlikte ele alınarak yapılır.
Amaç yalnızca dışarıdan görünen varisleri değerlendirmek değil, varsa altta yatan venöz reflünün kaynağını ve venöz sistemin durumunu belirlemektir.
Elde edilen bulgulara göre takip, yaşam tarzı önerileri veya uygun hastalarda girişimsel tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.
Varis ağrısı her zaman varisten kaynaklanmaz. Ağrının nedenini doğru belirlemek, uygun tedavinin planlanması açısından önemlidir.

Op. Dr. İlker Zan, damar hastalıkları ve fleboloji (varis ve toplardamar hastalıkları) alanında uzun yıllardır uzmanlaşmış bir kalp ve damar cerrahıdır. 1995–2001 yılları arasında Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, ardından Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Kalp ve Damar Cerrahisi ihtisasını tamamlamıştır. 2011 yılından itibaren kapalı yöntem varis tedavileri uygulayarak, Türkiye’de bu alandaki öncü isimlerden biri olmuştur.
2019 yılında Alanya’da kurduğu Dr. Zan Varis Kliniği ile modern fleboloji uygulamalarını bölgeye kazandıran Dr. Zan, 2025 itibarıyla hizmetlerini Antalya’daki yeni kliniğinde sürdürmektedir. Kliniğinde her hastaya özel tanı ve tedavi planları sunmakta, endovenöz lazer (EVLT), radyofrekans (RF) ablasyon, köpük tedavisi, skleroterapi, CLACS ve ekoskleroterapi gibi minimal invaziv yöntemlerle ağrısız, izsiz ve kısa sürede iyileşme sağlayan çözümler sunmaktadır.
Dr. Zan, varisi yalnızca estetik bir problem olarak değil, ciddi bir damar sağlığı sorunu olarak ele almaktadır. Bilimsel, etik ve hasta odaklı yaklaşımıyla hastalarının yaşam kalitesini artırmayı hedeflemekte; Ulusal Vasküler Cerrahi Derneği ve Avrupa Damar Cerrahisi Derneği (ESVS) üyesi olarak uluslararası standartlarda tedavi hizmeti sunmaktadır.

